<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463</id><updated>2011-11-23T03:35:27.206+02:00</updated><category term='Sıradan'/><category term='Günlük Yazılar'/><category term='Media Markt ve başıma gelen...'/><category term='Kuşak Çatışması'/><category term='Yeni Türkü'/><category term='gezi'/><category term='Amasra Bartın gezisi'/><category term='Turkcell Toplantı'/><category term='Baba'/><category term='Hastalık'/><category term='Yağmur'/><category term='Duru'/><category term='Geçmiş Zamanlar'/><title type='text'>Hakan Şengül'ün Dünlük Sayfası</title><subtitle type='html'>Neden Dünlük?
Hani eskiden günlük tutulurdu ya, hiç beceremedim aynı anda yazmayı, an geçtikten sonra da dün oldu... Geçmiş zamanı ve fikirleri yazmak ta dünü paylaşmak oldu hep... 
Bende Dünlük adını verdim yazılarıma. Geleceği şekillendirmek için dündeki noktaları birleştirmek ve bir şekil çıkarmak için... Gelecek için.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>28</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-2929168972965004355</id><published>2011-11-10T09:38:00.000+02:00</published><updated>2011-11-10T09:38:13.295+02:00</updated><title type='text'>10 Kasım</title><content type='html'>Her 10 Kasım saat 9:05 te içimi tarifi zor bir hüzün kaplar. Çoğunda da gözümden süzülen yaşlar yanaklarımdan süzülüp gömleğimi ıslatır.&lt;br /&gt;Hep ta aklıma o yaşadığım meşhur sahne gelir.&lt;br /&gt;1996 yılı idi. Kadıköy'den vapura binmiş Beşiktaş'a gidiyorum. 9 u beş geçe tam boğazın ortalarındayız. Vapur sirenini çalmakta. Ben de hazırolda denize doğru bakıyorum o an gözüme 50 m uzağımızda olan bir balıkçı teknesi takıldı. Ayakta hazırol vaziyette ufka doğru bakıyordu...&lt;br /&gt;İşte o zaman anladım bu milletin Ata'sını ne kadar çok sevdiğini.&lt;br /&gt;Bakmayın bazı tiplerin şimdilerde hakaret eden tiplere...&lt;br /&gt;Bilmeden okumadan öğrenmeden, onlara "yap" diyenlerin kuklası şeklinde ya küfreder ya saygısızlık...&lt;br /&gt;Hatta birileri çıkar "facebook"ta "aaaaaa neler yazmış zamanında...", &amp;nbsp;"aaaa neler söylemiş...." diyen tiplerle de muhabbetimi sınırladım. Biraz konuşunca anlıyorsun bilmediğini, dedikodu şeklinde anlatılmış, o da inanmış birer zavallı olduğunu.&lt;br /&gt;Saydı duyurmak zordur insanın. Ya sevgi ile olur ya korku ile. Korku geçince insanın duyduğu saygı da biter...&lt;br /&gt;Oysa ki Atatürk'e saygı, sevgi ile olur. Ondan dolayı bu saygıyı silmeye çalışan tipler çoğalmaya başladı... İlginci halen korkuları var. Duydukları nefreti öyle güzel hatip edası ile anlatıyorlar ki, cehalet burada belli oluyor... Hakkaniyet duygusu da gitmiş oluyor...&lt;br /&gt;Yıllar önce "meczup" olayını hatırlayanlar vardır. Veya putlara tapmayın diyen tipleri...&lt;br /&gt;Saygı göstermek ile tapmayı anlayamayanlar arasında gidip geliyor bu meczuplara...&lt;br /&gt;Veya "izindeyiz" kelimesinin derinliğini anlayamayan medya maymunları da vardı, "izin yapmayın çalışın" diyen meczuplarda.&lt;br /&gt;Meczup kelimesine baktığınızda "&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: x-small; line-height: 16px;"&gt;akli basinda olmayan,ne yaptigin bilmeyen deli&lt;/span&gt;" açıklamalarını göreceksiniz.&lt;br /&gt;Şu anki Cumhuriyet'i ve demokrasiyi kendi çıkarları için kullananlardan tutun, devrimlerin ne gibi bir çağdaşlık sağladığını anlamayanlara, o zamanki savaş koşullarında bir liderin nasıl bir Kurtuluş Savaşı verip nasıl kendine değil Milleti için yaşadığını anlayamayanlara bakış açım da değişti.&lt;br /&gt;Ne kültürünü, ne dinini ne de tarihini bilmiyorlar.&lt;br /&gt;Bugün dinsiz diyen veya demeye çalışanların ve yakından tanımak isteyenlerin; İstanbul Altunizade de ki Uçar Otomotiv bekleme salonuna bir uğramalarını tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhuriyet,&lt;br /&gt;Demokrasi,&lt;br /&gt;Devrimler,&lt;br /&gt;Kılık,&lt;br /&gt;Çağının liderleri arasındaki önde giden yeri,&lt;br /&gt;Eğitim ve öğretime verdiği önem,&lt;br /&gt;Çocuklara ve geleceğe verdiği önem,&lt;br /&gt;O zamanın gösterdiklerine göre bugün bile kullanılacak hedef ve öğütleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırf bunlara bakmak bile anlamaya yetecek sanırım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nice nice saygı ve sevgi ile anılacak, en önemlisi ANLAŞILACAK 10 Kasımlara.&lt;br /&gt;Sevgi ve Saygılarımla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-2929168972965004355?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/2929168972965004355/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=2929168972965004355' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/2929168972965004355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/2929168972965004355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2011/11/10-kasm.html' title='10 Kasım'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-2284856340049244685</id><published>2011-02-23T00:32:00.001+02:00</published><updated>2011-02-23T00:32:43.071+02:00</updated><title type='text'>Kendini Anlamak</title><content type='html'>Kendimi anlayamıyorum bazen...&lt;br&gt;Bazı yaklaşımlara g&amp;#246;re neler yapıldığını neler yapılmadığını, bunlara ne &lt;br&gt;tepki verilmesi gerekip gerekmediğini &amp;#246;l&amp;#231;&amp;#252;p tartmayan o kadar &amp;#231;ok kişi &lt;br&gt;var ki etrafımda. Onların arasında ben ne arıyorum diye de kızıyorum &lt;br&gt;bazen. Sonu&amp;#231;ta bu kişiler ile birlikte olmanız sizin kategorinizi de &lt;br&gt;belirliyor bir anlamda.&lt;br&gt;Bazen de ekonomik krize dem vuruyoruz. Kendimize de pay &amp;#231;ıkarmak gerek...&lt;p&gt;Ge&amp;#231;en zamanda bir patronum, olayları yorumlamamı, &amp;#231;ıplaklığı ile g&amp;#246;rmemi &lt;br&gt;s&amp;#246;ylemişti. Yorumlar seni yanıltır. &amp;#199;&amp;#252;nk&amp;#252; senin yorumun başkasını &lt;br&gt;ilgilendirmeyecektir, sorulmadığı s&amp;#252;rece! demişti.&lt;br&gt;Bizim T&amp;#252;rk halkının da yaptığı hep yorum. Gerekli / gereksiz, yerli / &lt;br&gt;yersiz yorumlarla zamanı ge&amp;#231;iriyoruz.&lt;br&gt;Be adam bırak yorumlamayı ne anlatıyorum ona bak, işine yarıyıorsa al, &lt;br&gt;yaramıyorsa at gitsin! Bunu da anlamayıp aklı kesmiyorsa insanları benim &lt;br&gt;hi&amp;#231; yorum yapmama gerek yok :) zaten zamanım yok...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-2284856340049244685?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/2284856340049244685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=2284856340049244685' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/2284856340049244685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/2284856340049244685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2011/02/kendini-anlamak.html' title='Kendini Anlamak'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-4143836188320698966</id><published>2011-02-18T09:02:00.011+02:00</published><updated>2011-10-11T21:20:24.699+03:00</updated><title type='text'>Kan vermek.</title><content type='html'>Bu sabah saat 8.00 da gelen telefon ile irkildim. Zaten uyanık olduğumdan sorun yoktu da telefon erken bir saatte gelmişti. Tanımadığım bir numara, hayırdır diyerek açtım...&lt;br /&gt;Bir bey internetten bana ulaştığını, yakını için trombosit aradıklarını verip veremeyeceğimi sordu. O an iş toplantısı nedeni ile İzmir'de olduğumu, acil olarak gelemeyeceğimi, İstanbul'a dönünce arayacağımı söyleyerek kapadım...&lt;br /&gt;Zor bir durum. Bazen insan ya ben olsaydım onun yerinde diye düşünür ya. Tam öyle bir durumluk.&lt;br /&gt;Allah insanı ve yakınlarını, hatta hiç kimseyi bu duruma düşürmesin.&lt;br /&gt;Acil kan gerektiğinde vermek nasıl bir insanlık borcu ise, trombosit te de aynı...&lt;br /&gt;Hatta, bir koldan alınan kan, trombositleri ayrıştırıldıktan sonra tekrar geri verilmekte. Dolayısı ile kan kaybınız da olmuyor. Bir tek zaman konusunda sıkılabilirsiniz yaklaşık 2 saat civarında sürmekteymiş.&lt;br /&gt;Allah kimseyi bu durumlara muhtaç etmesin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-4143836188320698966?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/4143836188320698966/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=4143836188320698966' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/4143836188320698966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/4143836188320698966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2011/02/bu-sabah-saat-8.html' title='Kan vermek.'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-890468852508663374</id><published>2011-01-16T08:46:00.002+02:00</published><updated>2011-01-16T09:45:14.717+02:00</updated><title type='text'>16 Ocak</title><content type='html'>Yağmurlu bir Pazar sabahı. 8:46 iş ile ilgili bir telefon aldıktan sonra uyumadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar sabahları saat 9:30-10 a hatta 11-12 ye kadar uyumak ne güzeldir…&amp;nbsp;:) &lt;br /&gt;Eskiden beri uykuyu sevmişimdir. Uykumu alarak uyanmanın keyfi hep keyif vermiştir. Hani sigarayı keyifle içen bir kişinin sigarasından ilk nefesi çekip, son nefesi içine çekene kadar eçen sürede nasıl keyif alıyıor ise, ben de uykudan keyif alırım. İster üç saat ister beş saat, ister sekiz saat hiç fark etmez. Yeter ki o kaliteli uykuyu uyuyayım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu sabah ta yaşadığım buydu aslında, gece iki de yatmışım, sabah sekiz buçuk ve günlerden Pazar… Sıcak güzel bir odada yapılan uyku. Aslında evimizin konumu nedenei ile evimiz hiç böyle sıcak olmamıştı. Kış, sabah saatleri ve ev 27 derece. İşte tam bunları düşünürken telefonum çalmaya başladı. “Hayırdır İnşallah” deyip kalkıp iş için olduğunu anlayıp, gerekli yardımı yaptıktan sorna oturdum biraz yağmuru izledim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte tam o sırada hoş bir saz sesi… “ÇANAKKALE İÇİNDE AYNALI ÇARŞI” ezgileri dökülmeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl ürerdim anlatamam. Aklıma bu tarihte Çanakkale Savaşında yine günün bu saatinde savaşan askerler geldi. Acaba ne yapıyorlardı. 16 Ocak Pazar günü sabahın ilk ışıklarında nasıl bir ruh halindeydiler. Siperlerde çatışmayı mı bekliyorlardı yoksa çoktan başlamışlardı… Her 16 Ocak sabahında bunlar mı gerçekleşmişti…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu düşüncelerdeyken sazın o tatlı nağmeleri bitti. Kısa bir geçişle “Kara Tirenin gecikmesi, belki gelmemesi” tınıları başlayınca kendime geldim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir gün, yeni umutlar yeni hayatlar hepinize günaydın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gününüzün güzel geçmesi dileklerimle…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-890468852508663374?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/890468852508663374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=890468852508663374' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/890468852508663374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/890468852508663374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2011/01/16-ocak.html' title='16 Ocak'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-7853863147885111926</id><published>2010-11-10T09:58:00.000+02:00</published><updated>2010-11-10T11:49:12.239+02:00</updated><title type='text'>10 Kasım</title><content type='html'>Bugün On Kasım.&lt;br /&gt;Sabah kalkıp Duru'yu okula ben götürecektim. Yolda Müge ve Mine ile karşılaştık. Her üç çocuk ile de gurur duydum. Her üçü yaklaşık 3.5 yaşında olmasına rağmen o günün On Kasım olduğunu, Atatürk'ün öldüğü gün olduğunu, Atatürk'ün Türkiye'nin kurucusu olduğunu biliyorlardı. 9'a bir iki dakika varken ana okuluna bıraktım. Bahçede tören varmış.&lt;br /&gt;Hemen eve fotoğraf makinemi almak için koştum.&lt;br /&gt;Gelirken sirenler çalmaya başladığı için durdum. O an duygularımı ifade etmem mümkün değil, tam karakolun önünde durduğum için, benle birlikte birkaç kişi, daha saygı duruşunda bulundunduğunu gördüm.&lt;br /&gt;Aklıma İstanbul'a ilk geldiğim zamanlarda yine bir On Kasım günü vapurda yaşadıklarım aklıma geldi. Gözlerim yaşardı... Tam dokuzu beş geçe, denizin ortasındayız. Bizim vapur ve 2-3 balıkçı kayığından başkası yok. İşte o an farklı yerlerde duran kayıklardaki balıkçıların işi gücü bırakıp, ayağa kalktıklarını ve saygı duyduklarını gördüm... Yine gözlerim yaşardı... Aynı bugün olduğu gibi...&lt;br /&gt;Bir anda uzaktan bize doğru gelen iki kadın gördüm. İkisinin de baş örtüsü vardı -saygı duyarım- kendi isteğidir.&lt;br /&gt;Yürümeleri devam etti, İstiklal Marşı başladı, iki hanım yürümeye devam ediyordu... Adımlarını duyacak kadar yakınlaştılar. Bıraktım gözlerime inanmayı kulaklarıma inanamadım...&lt;br /&gt;Bugün her yerde On Kasımla ilgili konuşulan, anılan, saygı duyulan, bugün de fark ettiğim gibi -saygı duyulmayan- bir ortam var.&lt;br /&gt;Siyasi görüşü ne olursa olsun,&lt;br /&gt;O günlerde bir ulusu yüreklendirip, Kurtuluş Savaşı gibi gibi bir destanın yazılmasına önderlik eden, Türkiye'de bu gün rahat rahat yaşıyorsak bunun temellerini atıp, ekonomik gelişmeleri de yapmamıza neden olan kişi için biraz da olsa saygı duymak sanırım her Müslümanım,Türküm diyen, her Türk evladının GÖREVİ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son 10-15 yıldır, kutuplaşma ve yalan yanlış söylemlerle Atatürk'e saldıranları da anlamıyorum.&lt;br /&gt;Hatta hatırlarsınız, Süleyman Demirel'in Cumhur Başkanlığı sırasında yine bir 10 Kasım günü, eline Kuran-ı alıp "putlara tapmayın Kuran'a uyun" sözlerinden sonra düşünmek gerek.&lt;br /&gt;1. Putlara tapan var mı? Veya bu arkadaşlar bilmiyorlar mı ki bu bir saygı göstermek, kalbimizde olduğunu söylemek ve sevmekten ibarettir.&lt;br /&gt;2. Türk Halkı putlara tapma olayını zaten müslümanlığı kabulünden sonra bırakmıştır. (lütfen türbelere/yatırlara çaput bağlamayı burada örnek vermesinler)&lt;br /&gt;3. Allah'a inanan, Hazreti Muhammedin Peygamberi olduğunu, Kuran-ı Kerimi kitabı olarak kabul etmiş, Kurtuluş Savaşında önderlik eden Mustafa Kemal ATATÜRK'ü benimseyen bir ulusta bu düşünce tarzını anlamak mümkün değil. Sonuçta Anıtkabirde, İstiklal Marşında ve saygı duruşunda bir tapma/tapınma durumu olmayan bir olayı, nasıl da güzel bir şekilde bu hale getirdiklerini basitlikle görmekteyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte yolda giderken, kendi düşüncesi ile kapanmış bir hanımın da İstiklal Marşı okunurken umarsızca ve gezinti edası ile yürümesi sırasında bunlar aklımdan geçti... O ki milli marşımız çalınırken, gördüğüm kadarı ile acelesinin olmadığı, gezinti hızında yürüdüğü ve -bana göre- saygı göstermediği şahsiyetin önce atalarına saygısı yok...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-7853863147885111926?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/7853863147885111926/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=7853863147885111926' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/7853863147885111926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/7853863147885111926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2010/11/10-kasm.html' title='10 Kasım'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-5953910166836961531</id><published>2010-09-26T23:10:00.002+03:00</published><updated>2010-09-26T23:23:05.245+03:00</updated><title type='text'>Tabu</title><content type='html'>Bu akşam National Geographic'te TABU yu izledim.&lt;br /&gt;İlginç konular işleniyor bu belgeselde.&lt;br /&gt;Konu idrar idi. İdrar içmenin batı toplumlarında nasıl bir tabu olduğunu anlatırken, Kuzey Çin ve dünyanın başka yerlerinde nasıl ilaç ve sağlık için kullanıldığı konusunda ilginç yaklaşımlar var idi.&lt;br /&gt;İlginç olan bir doktorun idrar strerildir demesi ile başladı.&lt;br /&gt;"Enfeksiyonunuz varsa bu da bulunur" demesi ile devam etti...&lt;br /&gt;Modern tıp ta yeri olmadığını anlatırlarken, tekrar tekrar içmenin de yararlı olmadığı konusunda hatta zararlı olduğu konusunda da bir araştırma olmadığını anlattılar. Zaten tekrar tekrar içmeyi değil, sabahın ilk idrarını içilmesi öneriliyordu Avusturalya'da.&lt;br /&gt;Günün orta idrarı da cilt kırışıklığına ve kulak ağrısında kulak kiri temizleme ve kulaktaki enfeksiyonun geçirilmesinde de kullanılmaktaymış... :-((( ilginç ve inanılmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o an içme dışında benim de birkaç deneyimim olduğu aklıma geldi.&lt;br /&gt;Çocukken, arı ısırmalarında, ısırığın üstüne işemenin acıyı ve kızarıklığı aldığı söylenirdi... O zamanki çocuk aklı ile yapardık ta, gerçekten de acısı dinerdi. Neden olarak amonyak etkisi yaptığı söylenirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sene bunu denedim. Ne zaman mı? Kırlık bir yerde elimi bıçakla kestiğimde bir arkadaş söyledi.&lt;br /&gt;Biraz derin bir kesik olduğu için kan hemen durmuyordu.&lt;br /&gt;Gerçekten de üzerine işediğimde anlık bir hafif yanma hissinden sonra kan akışı durdu. Acısı gitti. İşte bu akşamki Tabu belgeselini izledikten sonra bunlar aklıma geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrendiğim bazı şeylerde de; idrarın, antibiyotik, antioksidan ve sterilizör olduğu idi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginç mi :) siz araştırın o zaman...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-5953910166836961531?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/5953910166836961531/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=5953910166836961531' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/5953910166836961531'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/5953910166836961531'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2010/09/tabu.html' title='Tabu'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-6005591713554060363</id><published>2010-09-25T10:55:00.000+03:00</published><updated>2010-09-25T10:55:40.622+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük Yazılar'/><title type='text'>Ekmek Teknesi</title><content type='html'>Bu sabah ekmek almak için mahallemizdeki EKMEK TEKNESİ fırına gittim. Maltepe'de Feyzullah Caddesinin üzerinde bir apartmanın altında şirin bir fırındır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırına gittiğimde "Kapalı" yazısı ile karşılaştım. Şaşırdım. Son zamanlarda ekmek üretimlerinde gözle görülür bir azalma vardı.&lt;br /&gt;Esnafa sorduğumda "borçları vardı, bir de&amp;nbsp;çok açıldılar" dediler.&lt;br /&gt;İnsan ister istemez üzülüyor. Özellikle ekonomik kriz zamanlarında işletmelerin ekonomik veya başka nedenlerle kapanması insanı üzüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne olursa olsun, eski bakkallar misali, mahallenizde bir bakkalın, fırının,&amp;nbsp;ayakkabı tamircisinin, sucu &amp;nbsp;ve elektrikçinin&amp;nbsp;olması,&amp;nbsp;hem mahalleye bir sıcaklık katıyor hem de acil isteklerinizde yürüme mesafesinde ulaşmanızı sağlıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-6005591713554060363?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/6005591713554060363/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=6005591713554060363' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/6005591713554060363'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/6005591713554060363'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2010/09/ekmek-teknesi.html' title='Ekmek Teknesi'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-3231712576901283490</id><published>2010-09-20T01:01:00.034+03:00</published><updated>2010-09-20T03:01:09.985+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yeni Türkü'/><title type='text'>Yeni Türkü</title><content type='html'>Bu akşam tavan arasını karıştırırken Yeni Türkü'nün "Aşk Yeniden" kasedini (MC) bulmam beni ayrı bir sevindirdi...&lt;br /&gt;Hatta çok sevindirdi. Oturup bilgisayarda bunu yazınca biraz eskileri karıştırmak, internette araştırma yapıp eskiklikleri de gidermek istedim. Google'a "Yeni Türkü" yazdığınızda 825.000 kaynak çıkmakta. Sanırım benim yazılarımdan sonra 2 tane daha artmış olacak :-)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1988-89 yıllarında ilk kasedimi aldığımda Yeni Türkü severliğim başladı. Daha sonra üniversite hazırlık kursuna gittiğim ve harçlığımın yettiği haftalarda eski kasetlerinden almaya başladım. Buğdayın Türküsü kasedini aldığımda da tüm set tamamlanmıştı. Her ne kadar Buğdayın Türküsü diğerleri kadar hoşuma gitmese de seriyi tamamlamak bile benim için hoştu...&lt;br /&gt;Edirne'de Saraçlar caddesine ışıkların oradan girdiğinizde solda kalan bir&amp;nbsp;müzik dükkanı vardı.&amp;nbsp;O sıklıkla ziyaret ettiğim bir yerdi. Zaten fazla kasetçi yoktu Edirne'de diye hatırlıyorum. İki elin parmaklarını geçmezdi. Bir zamanlar Nihan Ablamın doldurttuğu yabancı kasetler varken kaset çoğaltmak, doldurtmak yasaklanınca hazır kasetlere geçilmişti. İşte benim üniversite hazırlığı yıllarına rastlar Yeni Türkü severliğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle bir düşündüğümde bende iz bırakan, bazılarının sözlerini hatırladığım pekçok parçası var.&lt;br /&gt;En sevdiğim ise Karanfil'di. Nedendir bilmem Karanfil şarkısına ayrı bir ilgi duyarım. &lt;br /&gt;Karanfiller açıyordu o zamanlar gözlerinde, bir baksam kül olurudum yüzüne...&lt;br /&gt;Hem sözleri hem ezgisi çok hoşuma gider.&lt;br /&gt;Gerçi hoş, bu yazıyı yazarken de Bob DYLAN (CD:Desire)dinlemek te ilginç... Bu akşam ciddi bir eski zamanlar yaşamaya başladım. Bir ara Duru ile iş yaparken Duru'nun gençlik yıllarında hangi şarkıları sevecek nelerden hoşlanacak diye düşündüm. Bu durum insanı biraz daha yazmaya itiyor. Hayat ta askerlik gibi, her geçen gün bir rütbe alıyorsun. Sen istemesen bile belli bir zaman sonra çömezlikten ustalığa geçiyorsun. Senin yaptıklarını yeni gelenler yapmaya başlıyor. Sıra ile rütbe alıyorsun yükseliyorsun. Daha sonra da komutanlığa yükselip ilerliyorsun... Teümen, Üstteğmen, Yüzbaşı derken bir bakmışsın General olup diğer diyarlara gidiyorsun. Bir bakıyorsun ki er olarak başladığın hayat seni bir yere taşımış... İşte hayatı da kısca anlattım... :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar dönecek olursak konumuza, lise yılları Yeni Türkü'yü tanımakla geçti. Üniversiteye geldiğimde ise evden uzak olmanın verdiği buruklukla olsa gerek daha da sever oldum Yeni Türkü'yü. Türk ezgileri olması, yeni bir akım olması ben cezbetmişti. Gitardan klasik kemençeye, blok fülütten uda kadar hemen hemen bizden olan her enstrüman vardı... Sanırım benim gibi pekçok kişiyi çekmesindeki nedenlerden biri de bu.&lt;br /&gt;Ders çalışırken kasetleri dinlediğim şarkılar hep hatırımda, (bugün anlıyorum ki ders çalışırken müzik dinlemek yapılmaması gereken bir yanlış).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sevgi ta 1997 ye kadar devam etti (üniversiteden 96 da mezun olduğumu düşünürsek) 1995 te Süper Baba'nın film müziklerinin de yapılması beni mest eden kasetlerden biri idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözlere bakacak olur isek yine gençleri fetheden sözleri görmekteyiz. Maskeli Balo ve Çember sanırım en akılda kalanlardan. Yoldan geçen ve 30-45 yaşları arasında birine soracak olursanız sanırım bu iki şarkıyı söylecektir. Telli Turna ve Fırtına da bilinirlik açısından takip eden şarkılarıdır.&lt;br /&gt;Tabi radyo ve TV lerde sık çalınmasının nedeni ile hızlı tüketilmesi ve tüketmemiz için sık dinletilen şarkılar olması da cabası sanırım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durum taa ki 1997 ye kadar devam etti. Hepsi arı bir yetenek olan 3 kişi Fuat Oburoğlu, Cengiz Atakan ve Murat Buket'in ayrılması ile benim iyi dörtlü dediğim grup ne yazık ki ayrıldı. Bir daha da eski "DEM"ini veremedi... Her ne kadar yeni kanların gruba katılması ile devam edilse de 83-95 arasındaki tansiyonu yakalayamadılar.&lt;br /&gt;Bana göre eski heyecan yok, amatör ruh yok, yaratıcılık ve bizden olma kısmı yok.&lt;br /&gt;Bu akşam bir de sitelerini inceledim. &lt;br /&gt;Eskiden 4 kemik kadrodan dediğim bazılarının video röportajlarını izlemek te çok keyifliydi. Yaşlar -biraz- ilerlemiş, olgunlukları biraz daha artmış (aslında eskiden de olgundular) eskiyi daha güzel ve daha iyi anlatıyorlardı. &lt;br /&gt;(İzleyin: &lt;a href="http://www.yeniturku.org/mura-buket"&gt;http://www.yeniturku.org/mura-buket&lt;/a&gt;&amp;nbsp; / &lt;a href="http://www.yeniturku.org/videolar"&gt;http://www.yeniturku.org/videolar&lt;/a&gt;&amp;nbsp;/ ) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynen:&lt;br /&gt;Sessiz gelir yanıma &lt;br /&gt;Başını dizime yaslar &lt;br /&gt;Öylece uyur yağmur çiseler... demek gibi sanırım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne olursa olsun, dağılmış ta olsalar,&amp;nbsp;o zamanki&amp;nbsp;demin şarkılarını bana sevdiren YENİ TÜRKÜ yü hep sevmişimdir...&lt;br /&gt;Aklıma gelenleri sizlerle paylaşmak istedim.&lt;br /&gt;Eğer buraya kadar okuduysanız sanırım sizde Yeni Türkü sevenlerdensiniz.&lt;br /&gt;Dünyanın Kapılarını açmanız dileklerimle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-3231712576901283490?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/3231712576901283490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=3231712576901283490' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/3231712576901283490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/3231712576901283490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2010/09/yeni-turku.html' title='Yeni Türkü'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-6217480490570913406</id><published>2010-09-19T23:55:00.004+03:00</published><updated>2010-09-20T00:23:42.440+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Geçmiş Zamanlar'/><title type='text'>Bir Zamanlar</title><content type='html'>Bazen duyardım, "Geçmiş Zaman Olur ki Hayali Cihan Değer".&lt;br /&gt;Ne demek olduğunu sanırım insan çatı arasını karıştırıken bir daha fark ediyor.&lt;br /&gt;Ben de bu akşam azıcık çatı arası karıştırdım. Bir zamanlar aldığım kasetler, 3,5 lik disketler, zip drive dediğimiz IOMEGA 1 GB lik kartuş vb gibi birkaç eski teknoloji buldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçlerinde en çok hoşuma giden de Yeni Türkü'nün Aşk Yeniden kasedi oldu. Hemen teybe taktım ve dinlemeye başladım.&lt;br /&gt;Karanfil; en sevdiğim parça. Allahım, o&amp;nbsp;ne güzel hatıralar. Aldı götürdü beni 1989 yılına, bu kasedi lisede iken almıştım. O zamanlarda Yeni Türkü benim için -ud ve kanunun, gitar ve fülütün, kabak kemane ile adını bilmediğim pekçok enstrüman&amp;nbsp;ile güzel ezgiler yapan, pekçok enstrümanın birlikte çaldığı Derya Köroğlu'nun sesinden ruha hitap eden şarkıların söylendiği- bir gruptu. 1997 de ki dörtlünün dağılmasına kadar da böylele gitti.&lt;br /&gt;Gerçi halen de varlar "AMA" eski tat ne yazık ki yok. (veya ben böyle düşünüyorum) 73 yılı kuşağı çocukları olarak sanırım bazı kuşaklar arasına sıkışıp kalmıştık.&lt;br /&gt;(1980 lerde çocuk olup ne olduğunu anlamayan, Hipilerin düşüncelerinin ne olduğunu bilmeyen, karışmış saç ve sakal içinde olanlara veya üstümüzü başımızı batırdığımızda anneannelerimiz tarafından söylenilen kelime)&lt;br /&gt;İşte benim de lise-üniversite arasındaki zamanda keşfettiğim bir gruptu Yeni Türkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni Türkü deyince; Derya KÖROĞLU, Selim ATAKAN,&amp;nbsp;Cengiz ONURAL, Fuat OBUROĞLU, Murat BUKET i hatırlıyorum. &lt;br /&gt;Hele hele Karanfil şarkıların çaldıklarında tüylerimi ürpermesini halen anarım halen de içim bir hoş olur.&lt;br /&gt;Sadece "Karanfil" mi, Fırtına, Eftelya, Başka Türlü Bir Şey, Yeşilmişik, Öyle Sevdik, Olmasa Mektubun, Vira Vira, &amp;nbsp;gibi şarkıları hep sevdim. Sanırım 60-70-80 doğumlu olanlar bile sevdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardında Süper Baba'nın o canım dizisinin film müzikleri geldi. Hatta dizinin girişinde bir klip kıtınsı vardı ki &amp;nbsp;fülüt ile o sesin nasıl çıktığını ve ruhun derinliklerine hitap edildiğini bugün bile anlayamam. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün TV de müziğin insan üzerine etkilerini anlatan bir belgesel vardı. Bol bol psikologların konuştuğu güzel bir belgeseldi. İşte o an aklıma hangi müziklerden veya şarkılardan hoşlandığım aklıma geldi.&lt;br /&gt;Tavan arasında bulduğum kaset te bu soruyu tam olarak kendime sormamı sağladı. &lt;em&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;(düşük bir cümle oldu, gece yarıs benden bu kadar idare edin)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Sanırım Türk Ezgileri ile bazı batı enstrümanları (gitar gibi) karışımı olan müzikler hoşuma gidiyor.&lt;br /&gt;Yeni Türkü, Moğollar, M.F.Ö.,&amp;nbsp; bu gibi gruplara baktığımda hem Türk hem de Dünya enstrümanlarının harmanlanması ortaya çıkan ezgileri sevdiğimi fark ettim. Bugüne kadar bir müzik aleti çalamadım, sesim de şarkı söylemek için fazla "bet" tir. :) dolayısı ile dinlemek, bazen eşlik etmek bana yetiyor...&lt;br /&gt;İşte bir tavan arasında bulunan bir kasetçik beni ta eski zamanlardan aldı bugünlere getirdi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmiş Zaman Olur ki Hayali Cihan Değer...&lt;br /&gt;Boşuna dememişler, eskilerde yaşadıklarımız, o zamanlar, değerini bildiklerimiz/bilemediklerimiz, arkadaşlıklarımız çocukluklarımız hep güzeldi... Tabi bunları tatlı bir anı olarak hatırlamak, eskide kalmamak kaydı ile&amp;nbsp; :)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara sıra tavan arasını karıştırmak güzel oluyor...&lt;br /&gt;Bayramda seyranda ailenizin yanına gittiğinizde, kendi evinizde,&amp;nbsp;eski tanıdık bir yere gittiğinizde;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Hadi... Siz de yapın.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.anatolianrock.com/images/sanatci_ve_grup_fotograflari/191_1152878307.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="194" qx="true" src="http://www.anatolianrock.com/images/sanatci_ve_grup_fotograflari/191_1152878307.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-6217480490570913406?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/6217480490570913406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=6217480490570913406' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/6217480490570913406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/6217480490570913406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2010/09/bir-zamanlar.html' title='Bir Zamanlar'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-5151262507268167392</id><published>2010-06-03T21:47:00.000+03:00</published><updated>2010-06-04T01:48:38.702+03:00</updated><title type='text'>Gençmişim de haberim yokmuş...</title><content type='html'>Bugün yine 20 yaş dişim çekildi.&lt;br /&gt;Daha önce 9 yıl önce çekilmişti ki anlatsam 20 yaş için doktora gitmeye korkarsınız.&lt;br /&gt;Allahtan bu seferki daha kolay bir operasyon oldu&lt;br /&gt;1:31 de girdik 2:09 da çıktık. Allah için doktorlarım iyiydi...&lt;br /&gt;Bir çene cerrahı ve bir de diş hekimi arkadaşım Gerçek Özcan Canpolat kısa bir sürede hallettiler...&lt;br /&gt;Asıl sıkıntı akşam üzeri oldu. Öyle bir ağrı ki Allah düşman başına vermesin.&lt;br /&gt;Paylaşmak doğru mu değil mi bilmiyorum. En sonunda nur topu gibi dişimi paylaşmaya karar verdim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20 yaş dişim olduğu için gencim diye sevinsem mi. O ağrıyı çektim diye üzülsemmi bilmiyorum.&lt;br /&gt;Yüzümdeki şişlikler 3-4 gün gidecekmiş. 5 dakikada bir soğuk kompres yapıyorum. Suratım dondu.&lt;br /&gt;Çenem açılmıyor, yemek yiyemiyorum, su ve karpuz güzel gidiyor. Ne diyeyim buna da şükür... Geçen seferki 1,5 saat sürmüştü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ozOqBzgRH34/TAgweh1Gt7I/AAAAAAAABmA/wyMiltPhL3E/s1600/dis1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_ozOqBzgRH34/TAgweh1Gt7I/AAAAAAAABmA/wyMiltPhL3E/s320/dis1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ozOqBzgRH34/TAgwgD42YxI/AAAAAAAABmI/fCjOGLpJv7M/s1600/dis2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_ozOqBzgRH34/TAgwgD42YxI/AAAAAAAABmI/fCjOGLpJv7M/s320/dis2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-5151262507268167392?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/5151262507268167392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=5151262507268167392' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/5151262507268167392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/5151262507268167392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2010/06/gencmisim-de-haberim-yokmus.html' title='Gençmişim de haberim yokmuş...'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ozOqBzgRH34/TAgweh1Gt7I/AAAAAAAABmA/wyMiltPhL3E/s72-c/dis1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-5605837911877689806</id><published>2010-05-28T13:08:00.000+03:00</published><updated>2010-05-30T13:22:29.763+03:00</updated><title type='text'>Babamın Electro World Macerası 2</title><content type='html'>Babamın tekno yaşadıklarına artık çok gülüyorum...&lt;br /&gt;Geçtiğimiz gün Electro World'ten aldığı makinenin hafıza kartını almak için tekrar gitmiş.&lt;br /&gt;Daha önce &lt;a href="http://hakansengul.blogspot.com/2010/05/bugun-yasadgmz-durumdan-sonra-yine-sats.html"&gt;9 Mayısta yaşadıklarımızı&lt;/a&gt; yazdığım yazıda çok ufak sıkıntıların nasıl aşılabileceği hakkında bir fikir sunmuştum... Şimdi ise daha da hayretler içinde bakıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayınpeder kartını almak için geçtiğimiz gün uğradığında kartın değiştirilmiş olduğunu öğrenmiş. Yalnız bu sefer de aynı boyut ve markada kart yokmuş. Kart Kingstone olduğu için aynısını almak istemiş. Çalışanlar aynı boyutta bulamadıkları için ya farklı markayı almasını ya da iki tane 2 GB almasını önermişler.&lt;br /&gt;Komedi burada: farklı bir marka 3 TL farkla veriliyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizce garantiden değişim için giden bir ürünün aynısı verilmesi gerekmez mi?&lt;br /&gt;veya yoksa bile 3 TL farkı gözardı edilmeden farklı bir model veya üst modelinin verilmesi gerekmez mi? -kaldı ki benzer bir olayda, Ozan'ın fotoğraf makinasının 3 üst modeli fiyat farkı istenmeden Kodak tarafından verilmiş idi-&lt;br /&gt;Sanırım bazı yabancı markalar Türkiye'ye geldikten sonra buraya ayak uydurup :-) müşteri hizmet kalitesini düşürüyorlar. Yıllarca, Türkiye'deki bazı markaların eleştirilip, yurtdışında olsa bu böyle yapılmazdı diye hayıflanıldığını hatırlarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırlarım eskiden, alınan cihaz kullanılmasa bile para iadesi yapılası pek istenmez hatta değiştirilmek istendiğinde ayak sürülürdü...&lt;br /&gt;Neyse bir süre beklenip stokta 14 tane görünen nedense mağazada bulunamayan kart uzun araştırmalardan sonra bulunup verilmiş.&lt;br /&gt;Ne diyeyim...&lt;br /&gt;Bu markaların diğer ülkelerde çalıştıkları gibi hizmet kalitelerini yükseltmeleri dilekleri ile.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-5605837911877689806?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/5605837911877689806/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=5605837911877689806' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/5605837911877689806'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/5605837911877689806'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2010/05/babamn-electro-world-maceras-2.html' title='Babamın Electro World Macerası 2'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-1663780315441326309</id><published>2010-05-16T22:44:00.021+03:00</published><updated>2010-05-17T03:02:22.064+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duru'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yağmur'/><title type='text'>Hayattan keyif almak</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Geçen gün (cumartesi) babam (kayınpeder) ile&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&amp;nbsp;D&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;uru'yu dışarı çıkardık.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;Favori mekanım Göztepe Parkına gittik. Hava hafiften çiseliyor. Gündüzün sıcakları yağmur olmaya başlamış. Arabadan dışarı çıktık ve o güzelim toprak ve yağmur kokusunu, ardından da yağmurun yüzüme ve kafama çiselemesini hissettim. Başkası olsa; "aman çocuğu çıkarma üşüyecek, üşütecek hasta olacak" lafları ile geri döner sanırım. Duru'ya baktım o benden hevesli parka gitmeye, babam da aldırmıyor. Varsın olsun gidelim dedim...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;Çok güzel bir an. Sanırım anları da yaşamak bu olsa gerek.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;Duru doğduğundan beridir aklımda olan tek şey, ayakları üzerinde durabilen bir çocuk yetiştirmek. Bu düsturu verebilirsem gerisi kolay. Duru kendi yapacak.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;Parkta yürürken bir ara tekerlekli sandalyede olan biri gözüme çarptı. İşte o anda, kendimin ve çocuğumun yürüyebilmesinin ne kadar nimet olduğunu bir daha hatırladım ve şükrettim. Bu şükür ne zaman lenslerimi takıp ufka baksam yine aklıma gelir. Gözlük veya lens takmadığımda, 10 metre ötesini puslu görmek insana görmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir daha hissettiriyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Farkettimki Duru'nun koşup oynaması da bana büyük bir keyif veriyor. Yaşadığımı hissettiriyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Allah kimseyi sevdiklerinden ayırmasın ve sağlıklı bir ömür versin. Gerisi boş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Zaten işini adam gibi yaptınmı,&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hırs ve kötü düşüncelerinden arındınmı,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Helal ve iyi bir şekilde kazandın mı daha rahat oluyorsun...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir de daha az uyuyup, daha çok keyif aldın mı ömrün de uzuyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Okuyun ; &lt;a href="http://www.idefix.com/kitap/sadece-aptallar-8-saat-uyur-kisisel-degisim-romani-erdal-demirkiran/tanim.asp?sid=BX14D2FXVA8AY3XVSHQ4"&gt;Sadece Aptallar Günde Sekiz Saat Uyur&lt;/a&gt; kitabı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Okuduktan sonra inanılmaz güzellikleri fark etmem uzun sürmedi, bazılarını daha önce uyguladığım için de kendimle gurur duydum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugünün ek düşüncesi. Ne yaparsan yap +1 değer kat.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hadi kalın sağlıcakla.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-1663780315441326309?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/1663780315441326309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=1663780315441326309' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/1663780315441326309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/1663780315441326309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2010/05/hayattan-keyif-almak.html' title='Hayattan keyif almak'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-7915135729812266595</id><published>2010-05-09T22:34:00.010+03:00</published><updated>2010-05-17T03:18:56.111+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Bugün yaşadığımız durumdan sonra yine satış ve yönetim düşüncelerine daldım. Boş duracağına düşünmek mutlu ediyor insanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-large;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;Müşteriyi anlama, inisiyatif alma, prosedürleri uyglama/yumuşatma.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memnun müşteri nasıl yaratılır? Muhtemelen yaratılamaz. Müşteriler –muhtemelen- memnun olmayacakları bir nokta bulurlar... Yaratılabiliyorsa da bu muhteşem bir durum olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşterinin mutsuzluğu ise, ya fiyatta ya da cihazı arızalandığında ortaya çıkar. Genelde bu iki noktada sorun yoksa müşteriler zaten memnun bir şekilde yaşamaya devam eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda dediğimiz gibi, bu memnuniyeti birkaç durum bozar. Birincisi aldığı cihazda sorun yaşaması, ikincisi fiyatta kazıklandığını düşünmesi, üçüncüsü de aldığı cihazın daha iyisini veya daha özelliklisini –kullanmasa da- bir başkasında görüp kıskanmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir olayı birkaç boyuttan izlemeyi eski pazarlama müdürümden öğrenmiştim. Hatta çocuk yetiştirmede ki bir tavsiyesini 1997 yılında o anlatmıştı –çocuğun bakış açısından görmek-. Bugün halen uygularım çok yararını gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim bugün yaşadığımız olaya. Marka vermekten çekinmeyelim, olayı yansız daha sonra da yorumlarla anlatalım; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olay Electro World Bostancı mağazasında gerçekleşti. Kısa bir özet geçeyim: Geçen Ocak ayında (2010), Uzunköprü’de oturan kayınpederime bir “Fuji” fotoğraf makinesi ve 4 GB “Kingston” SD kart aldık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorunsuz olarak düne kadar çalıştı. Dün “korumalı kart” sorunu vermeye başladı. ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurcalamadan –garantisi devam ettiği için- 9 Mayıs 2010 Anneler gününde sabah Electro World’e götürdük. Müşteri ilişkilerideki bir bey inceledi. Yöneticisine sorması gerektiğini buna göre bilgi verebileceğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşme uzun süreceğinde mağazayı dolaşalım istedim. Elektronik aletler için güzel bir güç korumalı priz buldum onu aldık, kızıma bir karaoke mikrofon ve cd içeren set aldık, ses sistemim için bir kablo ve birkaç tane ufak tefek eşya alıp müşteri ilişkilerine gittim. Ben gidene kadar kayınpedere açıklama yapmışlar beni bekliyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kartın arızalı olduğunu,servise gitmesi gerktiğini 15 gün sonra değişim veya tamir yapılıp geri verileceğini söylediler... (Prosedürsel olarak yerden göğe kadar haklılar)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekleneceği şekilde itiraz ettik, sonuçta Kingston kartın arıza yaptığını bu 15 gün süresince babamın fotoğraf çekemeyeceğini, topu top 22 TL lik bir kart için bu kadar fazla beklenmemesini konuştuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görevliye, madem bu klasik cevapları verecekti, şefine sormak için neden gittiğine ve bizi bu kadar beklettiğini, bunları anında söyleyebilirdi diye, ben konuşmaya girdim... “Eğer bu konu ile tam yetkili iseniz, detayı hemen anlatabilirsiniz, şefinize sormanıza gerek yoktu” Dedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sonuç alamayacağımı anlayınca mağaza müdürü ile görüşmek istedim. (Türk İnsanı’nın genel karakteristiğidir. Müdürle konuşmak isterler. Müdürler de uç bir durum yok ise, mağaza karı veya çalışanını demotive etmemek için onun yanında olur) Müdür bey yokmuş onun yerine yardımcısı olan bir bey geldi. O da aynı şeyleri anlattı, bunları zaten dinlediğimi, garantiden ithalatçıdan her durumda bu kartı değiştirebileceklerini, yapamasalar dahi -irtibat bilgimi verip- bu durum oluşmasında iki tane alacağımın sözünü verdim, maliyeti çok yüksek olmayan bir ürün için tekrar bu yolu kat edeceğimizi müşteri memnuniyetini vs örnek verdim. Yine de “prosedür, ık mık vs” gibi laflar ettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında biz paşa paşa servis formunu imzalayarak, 22 TL lik Kingston SD kartı teslim ettik, yapılınca tekrar dönüp almak üzere çıktık. Ne mi yaptık? Almak isetdiklerimiz tüm ürünleri bıraktık. Gittik Vatan Bilgisayar’a.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedik ya eski pazarlama müdürümüzden öğrendiğimiz gibi, olaya birkaç noktadan bakmak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;Müşteri memnuniyeti &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memnuniyetsiz bir müşteri profili var. 22 TL’lik ve yüksek bir ihtimal ile garantiden değişecek bir kart var. Bu süreçte fotoğraf çekemeyecek, kartı almak için tekrar onca yolu tepecek, her halükarda bir tane daha kart alacak ve bu konuşmaları yaptığınıdan ve yaşadıklarından dolayı mutsuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Müşteri Hizmetleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşteri Hizmetlerindeki kişi, prosedürleri uyguladığı, müşteriye bu cevapları verdiği, mağaza yönetiminin direktiflerini uyguladığı, kısacası görevini yaptığı için işini yaptığına inanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Yetkili Kişi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhtemelen, müşteriyi mutlu etmenin zaten zor olduğunu, müşterilerin bu gibi sorunlarla hep geldiğini, müşterinin, Müşteri Hizmetleri yetkilisinin geçip kendisine geldiği için, memnun mesut durumda değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Benim Gözümden&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Önce can sonra canan kısmından bakıp) Kayınpederimin bu olayı yaşamasından dolayı canım sıkkın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında mutsuz müşteri kimdir, inisiyatif nedir, kim nasıl kullanabilir ufak bir destek ile müşteri memnuniyeti sağlanacak bir olay iken, bu noktaya gelen durumu düşünüp, aşağıdakileri aklımdan geçirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 22 TL lik bir kart için memnuniyetsiz ve mağaza için antipati besleyecek bir müşterinin oluşması mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Her durumda bu SD kartı garantiden değiştirebilecek yapıda olabilmeleri mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Sırf bu durumdan dolayı, Yaklaşık 100 TL lik bir satışı kaybedip, rakibe kaptırmaları mı? (muhtemelen yapılacak kar, SD kartın maliyetinden daha fazla !)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Çalışanların tüm bunları düşünmeden inisiyatif alamayışı veya bu yetkinin verilmeyişi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Tüm bu durumun oluşmasından dolayı oluşacak, genel maddi kayıp (kartı geri almak için yakılacak yakıt , &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Yaşanılanlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşteri memnuniyeti ve firma kazanımı konusunda dinlediğim ve örnek kalan bazı olaylar vardır. İşte size iki tane. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Ikea&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ikea’nın ilk kurulduğu zamanlardı. Haluk Bey ile mağazayı dolaşıyoruz, kahve içerken sohbet ettik. Yurtdışındaki birkaç Ikea mağazasına gitmiş. Oryantasyon için müşteri hizmetlerinde de çalışmış. Bir olay anlattı ki ağzım açık kaldı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir müşteri önceki gün altı tane bardak almış ve eve gitmiş. Paketi yere koyarken bardakları kırmış. Müşterinin bu paketi mağazaya getirdiğini ve müşteri hizmetlerinin biz malımıza güveniyorz deyip geri alması ve yeni bir paket vermeleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Birol Ağabey.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birol ağabeyim anlatmıştı. Mahallesinde bulunan bir kasaptan tavuk almış. Dolaba koyup, ertesi gün çıkardığında üzerinin yapış yapış olduğunu görmüş. O kızgınlıkla daha dün aldığı tavuklarda bunun olmaması gerektiğini düşünüp kasaba gitmiş. Kasap tavuğı kontrol edip, “abi bizde kötü mal olmaz” deyip, Birol’un götürdüğü paketi tartmış, olduğu gibi gözünün önünde çöpe atıp, aynı ağırlıkta tavuğu vermiş. Birol da gönül rahatlığı ile eve geldiğinde olayı hanımına anlatmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten bu noktadan sonra koptum. Birol’un eşi, dün aldığı tavuğu dondurucuya koyduğunu diğer tavuğu da geçen haftadan aldıklarını ve pişirmeyi unuttukları için alt bölmeye koyduğunu, aslında dünkü alınan’ın derin dondurucuda olduğunu söylemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi Birol Ağabeyim de soluğu kasapta alıp özür dileyip parasını ödemek istediğini söylemiş, kasabın gönül rahatlığı ile “abi rahat ol bizim için senin memnuniyetin önemli” demesi gözlerimi yaşarttı. Tabi Türkiye’de kaç tane böyle kasap ve müşteri bulunur tartışılır. Konumuz bu olayı olması. Gereksiz çıkmaz yollara girip yorum yapmayın!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-7915135729812266595?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/7915135729812266595/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=7915135729812266595' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/7915135729812266595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/7915135729812266595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2010/05/bugun-yasadgmz-durumdan-sonra-yine-sats.html' title=''/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-4659076305021500337</id><published>2010-05-02T16:32:00.000+03:00</published><updated>2010-05-02T16:32:08.523+03:00</updated><title type='text'>Doğum ve Ölüm.</title><content type='html'>Bu blog'a yazı yazacak zamanım pek olmuyor. Olduğu zamanlarda nedense vefat gibi yaşadıklarım sonrasında kısmet oluyor... Umarım daha neşeli yazıları paylaşacağım zamanım gelecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün çok sevdiğim dostum diyeceğim Yavuz'un anneannesinin cenazesine katıldım.&lt;br /&gt;Herşeyden önce Allah herkese Fatma Teyze gibi rahat bir ölüm versin derim.&lt;br /&gt;Fatma teyzeyi daha önce hiç tanımadım. 98 yaşındaymış. Dün torunu geldiğinde selamlaşmışlar, ardından bir iç çekmiş ve hakkın rahmetine kavuşmuş. Acı çekmeden, sevdiklerinin yanında ve rahat...&lt;br /&gt;Yavuz'un dediğine göre 98 yaşında olmasına rağmen namazını kılıp, bastonuyla merdivenlerden çıkabiliyormuş.&lt;br /&gt;Ne diim, bu yaşta, bu dinçliği ve bu acısız zahmetsiz bir sonu herkes diler sanırım... (veya bana anlatılanı aktarabilmişimdir umarım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün mezarlıkta bir kez daha fark ettim. Anne dünyadaki en büyük varlık. Bu arada anneannleri tarafından büyütülenler bilirler. Anneanne en az anne kadar -hatta bazen biraz daha bile fazla- emeği geçen, sevdikleri, saydıkları bir varlıktır anneanne.&lt;br /&gt;Bugün Yavuz'un anneannesinin cenazesinde de hep farklı düşünceler dolaştı kafamda. Kendi anneannemi düşündüm. Birkaç arkadaşımın anneanneleri geldi aklıma. &amp;nbsp;Mezarlıklar bu düşünceleri insanların sıklıkla hatırladığı yerlerdir. Tam bu arada Hüseyin Bey'i (Dr. Hüseyin Kösoğlu: Kadın Doğum Doktorumuz) gördüm.&lt;br /&gt;Aklıma &lt;a href="http://www.durusengul.com/"&gt;Duru&lt;/a&gt; geldi. Bir tarafta doğum bir tarafta ölüm dedim kendi kendime...&lt;br /&gt;Tekrar anneannem geldi hatırıma... Şu an sağ olduğu için ara sıra memlekete gittiğimden elini öpüp yanaklarından öptüğüm için anneannemin değerini bir daha hatırladım. Annem çalıştığı için -anneannemin dediği gibi- 40 günlükten beridir beni bakmıştı... (devami gelecek)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-4659076305021500337?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/4659076305021500337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=4659076305021500337' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/4659076305021500337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/4659076305021500337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2010/05/dogum-ve-olum.html' title='Doğum ve Ölüm.'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-183249166311514966</id><published>2010-03-30T23:44:00.002+03:00</published><updated>2010-09-20T00:11:58.606+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hastalık'/><title type='text'>Hastalanmak</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;İnsan hastalanınca neden kendin güçsüz hisseder?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Veya güçsüz kaldığı için mi hastalanır? Güç müdür işleri karmaşıklaştıran?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Herkes güç peşinde mi koşar?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Sanırım bu sıkıntılardır insanı hasta eden. Bir de benim dün ve bugün olduğu gibi fiziken hata olanlar var.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ağır bir faranjit olmuşum. İstemeye istemeye doktora gittim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ağzımı bile tam açamazken adaşım doktor baktı. Bademciklerinizde değil sorun faranjitte deyince anlaşıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;-Pekiii. Ne yapmak lazım?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;-Konuşmayın.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Oldu doktorum civanım. Gel de konuşma. Satıcı adamın işidir konuşmak. Ne yapacağız? Konuşmadan iş olur mu? (yani vardır konuşmadan iş yapanlar da ben onlardan diilim)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Aslında nasıl oldu anlamadım. Havalar, bir ılık, bir soğuk, bir güneşli, kısacası çok kararsız.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Bir de arabanın içi beklerken ısınıyor, toplantıdan toplantıya giderken iyice ısınıyorsun sonrasında rüzgar, bir de serin bir toplantı odası varsa terin üstünde kuruyor...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Cuma - Cumartesi, toplantıdan çıkıp birkaç kez teri kuruttuktan sonra. İyi bir şifayı kapmışım.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Pazar günü dinlendim. Pazar akşamı bademcikler şişti. Konuşamıyorum. Öksürmek bir yandan,&amp;nbsp;balgam tükürmek&amp;nbsp;öbür yandan. Burnum akar... Seç beğen al.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Hayatımda çıkarmadığım kadar yeşil mukozayı 2 günde çıkardım...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;İğren konular olması bir yana, gerçekleri yaşamak ta pek güzel değil.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Bugün artık pes dedim ve doktora gitmey pek sevmediğim halde gittim. Daha doğrusu ilaç içmeyi pek sevmem. Bitkilerle tedavi eden yakın bir dr da bulamadık.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Allahtan kayınvalidem var. Bal ve zencefil, zencefil çayı derken, doktorun vediği 3 iğne, bir antibiyotik (iğneler bittikten sonra alınacak) bir efervesan tablet, bir soğuk algınlığı, bir de bademcik fıs fısı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Devenin sevmediği ot başında biter misali iğneyi olup günü 17 de bitirmeye karar verdim eve geldim...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Vurdum kafayı yattım...&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ateşten dön bi yana dön öteki yana zar zor uyumuşum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Gece de uyuyamamak bir yandan.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Oturdum blog yazdım.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Bi yandan da Duru'nun çiş durumları...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Kafam kazan gibi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Of allahım offff.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Şimdi daha iyi anlıyorum; Kanuni Sultan Süleyman'ın Zigetvar Kale'sini hasta yatağında alırken söylediği sözü... İşim gücüm varken hatalanmak niye? Demek ki güçle ilgili değil... :-)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Neymiş? Ben kaşınmışım, kendime iyi bakmamışım...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Başka açıklaması yok.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Doktor başka ne mi dedi? Burun kemiğimde eğrilik varmış. Ufak bir ameliyatla düzelirmiş :))))&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-183249166311514966?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/183249166311514966/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=183249166311514966' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/183249166311514966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/183249166311514966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2010/03/hastalanmak.html' title='Hastalanmak'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-2412216831065154621</id><published>2009-12-08T08:58:00.004+02:00</published><updated>2009-12-08T09:04:15.149+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duru'/><title type='text'>Duru ve İnatçılık</title><content type='html'>Duru'nun inat zamanları geldi çattı.&lt;br /&gt;Bizim kız kış ortasında giyinmek istemez, bir tek body ile gezmek ister, çorap giymek istemez vs vs vs. Hadi yapmak istemediği işlerin tersini söyleyip bazen anlaşıyoruz da, kış ortasında çorap giymeden dolaşınca ayakları üşüyor...&lt;br /&gt;İşte bu noktadan sonra ben de kopmaya başladım, evdeki herkeste giyin dediği halde "giyinmicem" diyerek itirazlarını sıralıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce iyice anlattım. Çorap ve kıyafetlerini giymezse hastalanacağını, yerlerin soğuk olduğunu, hastalanırsa bizlerin çok üzüleceğini belki 10 kez konuştuk.&lt;br /&gt;Halen giymek istemediği gibi, giydirdiğimiz çoraplarını da çıkarıyor. Artık akşam iyice kopmuşum, kulağından azıcık çektim. Ağladı...&lt;br /&gt;Onun mu benim mi canım yandı anlamadım... Benim kulağım halen acıyor desem yeridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım burda korkulması rolü bana biçildi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-2412216831065154621?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/2412216831065154621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=2412216831065154621' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/2412216831065154621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/2412216831065154621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2009/12/duru-ve-inatclk.html' title='Duru ve İnatçılık'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-7865851951812991992</id><published>2009-02-02T22:24:00.004+02:00</published><updated>2009-02-02T22:43:35.153+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kuşak Çatışması'/><title type='text'>Kuşak Çatışması</title><content type='html'>Bugün aklıma gelenler ve daha sonra bir abim ile konuştuklarımda pekiştirdiğim birkaç düşüncem oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bira futuristik düşünce gerçi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim kuşak doğumlularının (73) yaşadığı kuşak çatışması ile bizim çocuklarımızla yaşayacağımız kuşak çatışmasının aynı olmayacağını düşünüyorum. Bizim çatışmamız daha büyük olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nereden aklıma geldi?&lt;br /&gt;Annem ile bazı konularda sık sık tartışırız.&lt;br /&gt;Genellikle de onun tecrübelerini mutlaka uygulamam gerektiği konularında daha çok su yüzüne çıkar.&lt;br /&gt;Konuşmalarda ve yaptıklarımızda da kendi savunduğu fikrin eskiliği ve düşüncelerinin çalışmadığını gördüğünde farklılaşır kızar. Bu genelde çevremdeki büyük-küçüklerin arasında benzer şekilde ortaya çıkmakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu benim -veya Seçil'in- Duru ile ilişkilerinde veya daha net söylersem "Kuşak Çatışmasında" nasıl olacak diye ara sıra düşünürüm.&lt;br /&gt;Kaldı ki Duru daha 2 yaşında olmadan annesine kafa tutmaya başladı bile. Hatta bazen mutfakta kabahat yaptığında bunu anlayıp salona kaçmasında bile görüyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim bunu düşünmemdeki nedene, günümüz bilgi bombardımanı bizim çocukluğumuzdaki gibi değil. Şimdiki çocuklar bilgiye daha hızlı ve çabuk erişebiliyorlar. Bizim zamanımızda Radyo-TV ve ansiklopedilerimiz vardı. Şimdi ise internet ve cep telefonu. Dolayısı ile aradıkları bilgiye (yalan/yanlış veya doğru) daha çabuk ulaşabiliyorlar.&lt;br /&gt;Duru daha bir yaşını henüz aşmış iken, açık-kapalı cep telefonunu anlayıp, açık olanla oynamak istiyordu. Bilgisayarı kucağıma oturup fareyi nasıl kullanması gerektiğini öğrendi.&lt;br /&gt;Dolayısı ile benim ailem ile aramdaki bilgi açıklığı, bizim çocuklarımızla aramızdaki bilgi açığına göre daha az olacak. Aynı şarkıda ki gibi "anneni daha sık anımsıyorsan veya anlıyorsan..."&lt;br /&gt;Bugün bunu bir abim ile de konuştuk. Oğlu ile bu çatışmayı ara sıra yaşıyor. Onun düşüncelerini de anlamaya çalışıyor. Bizim avantajımız, global bilgi çağını son anda yakalamış olmamız sanırım. Bazı araç gereçleri daha sonradan öğrendik. Gsm Telefon bizim zamanımızda çıktı ('94), Türkiye'de internet bizim zamanımızda popüler olmaya başladı ('96).&lt;br /&gt;Bunlar çıktığında biz yetişkindik. Bizim çocuklar ise bunlarla büyüyecek...&lt;br /&gt;Kızım doğduğunda dijital fotoğraf makinesi ile resim çekilmeye başladı, şimdi 25.000 kare fotoğrafı var nerede ise. Bizde ise 36 lık filmler bile yoktu. 12 lik o büyük formatta üstten bakmalı makineler ile fotoğraf çekiyorlardı, hem de siyah beyaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu teorim için bekle ve gör den başka seçenek yok :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-7865851951812991992?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/7865851951812991992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=7865851951812991992' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/7865851951812991992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/7865851951812991992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2009/02/kusak-catsmas.html' title='Kuşak Çatışması'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-8367738792723071913</id><published>2008-10-26T20:09:00.001+02:00</published><updated>2008-10-28T13:26:55.491+02:00</updated><title type='text'>Abant Gezisi</title><content type='html'>Diyarbakır mahkemesinin blogspot u engellemesinden sonra gezi yazısını yazamamıştım, Abant Gezisi detay ve fotoğraflarını yakında yayınlayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle gerekçesi açıklanmayan karadan sonra, Türkiye'de internet'in çivisinin çıktığına.&lt;br /&gt;Olur olmaz bilgili bilgisiz insanların, pire için yorgan yaktıklarına karar verdim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oldu olacak internet kullanımını yasaklasınlar...&lt;br /&gt;Sonuç olarak bu yaklaşımın tam olarak demokratik olmadığı inancındayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hukuksal süreçte de bu tür sitelerin değil kişisel olarak bu suçu işleyenlerin sınırlandırmasından yanayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bolu gezisi yakında...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-8367738792723071913?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/8367738792723071913/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=8367738792723071913' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/8367738792723071913'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/8367738792723071913'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2008/10/abant-gezisi.html' title='Abant Gezisi'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-3169299194983304373</id><published>2008-10-18T19:02:00.007+03:00</published><updated>2008-10-28T13:55:38.062+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Media Markt ve başıma gelen...'/><title type='text'>Media Markt alışverişim ve -GÜVENLİK-</title><content type='html'>Bugün Media Markt ta başıma ilginç bir olay geldi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memleketten Mustafa Ağabeyimiz, uzun bir geziye gideceği için fotoğraf makinasına yüksek kapasiteli "compact flash" kart almamı rica etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En yakınımda Media Markt var diye oraya gittim.&lt;br /&gt;İstekler 8 Gb civarında bir kart almamdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim de ihtiyaç duyacağım bir ürün olduğundan detaylı olarak araştırmak istedim.&lt;br /&gt;Önce kendim inceledim. 4GB-16 GB ye kadar farklı seçenekler vardı.&lt;br /&gt;Tabi bu sefer hızları II, III veya IV olması gibi saniyede yazım hızları da ortaya çıkmaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her neyse bir tablo yapıp bizim abiyi aradım. Siparişini verdi. Banka havalesi yapacak ve bende alacaktım. Tam da telefonumda bankaya bağlanıp hesap bakiyesini bekliyordum ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bey geldi. Mağaza güvenlik müdürü olduğunu söyledi ve fiyat araştırması yaptığımı söyledi.&lt;br /&gt;Evet doğru, bir sipariş ürün satın alacağımdan 8 GB mi 16 GB mi, III mü IV mü alacağımı anlattım. Hatta elimdeki telefonda açık olan bankanın internet sayfasını da gösterdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıkçası bu durum inanılmaz şekilde beni gerdi.&lt;br /&gt;Her ne kadar müdür beyin, rakip firmaların bu tür fiyat araştırmalarını yaptıkları buna önlem olarak bu tür davranışları sergilediklerini söylese de. Bir müşteri olarak inanılmaz derecede gerildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rakip firma elemanı fiyat araştırmasını bu denli aleni mi yapar?&lt;br /&gt;Madem bu kadar teknolojikler, müşteriyi tanıyamıyorlar mı? En azından müşteriyi tanıması yeter...&lt;br /&gt;Hiç mi CRM denilen birşey görmediler veya duymadılar. diye aklımdan geçirirken CRM nin ne kadar önemli olduğunu bir daha hatırladım.&lt;br /&gt;Artık büyük karlar elde edemeyen firmalar bence, müşteride derinleşmeye gitmeliler.&lt;br /&gt;Hele hele bu tür marketlerde, önemli müşterileri yüz tanıma sistemine bile kaydetmek gerek, hırsız veya fiyat çalanları değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta bir sürü güvenlik önlemini alabilirsin. Peki satın alma isteğinde olan bir müşteriyi nasıl tanırsın?&lt;br /&gt;"Kişi özelliklerine göre nasıl farklı kampanyalar düzenlerim. "&lt;br /&gt;"O na nasıl daha fazla para harcatırım" gibi sorularının kökenine inseler. Sanırım daha fazla para kazanacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle bu tür firmalarda pazarlama müdürlerinin ve mağaza müdürlerinin de kabuk değiştirmesi, güne göre hızlanması gerek.&lt;br /&gt;Tam bir "&lt;strong&gt;data mining&lt;/strong&gt;" işi (bu konuya daha sonra değineceğim)&lt;br /&gt;Hatta yeni fikirlerde olan yöneticilerin bile zaman zaman kendilerini yenilemeleri gerekiyor. Her 4 ayda bir yeni trendlerin çıktığını düşünecek olursak, kenini 3 ay yenilemeyen, okumayan, izlemeyen kişiler dinazorlaşmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam bu fikirleri düşünürken sekiz ay kısa dönem askerlik yapmam ve piyasayı tekrar öğrenmek için iki yıl harcamam aklıma geldi birden. Gerçekten de İnternet sektöründeki değişiklikleri ve müşteri değişikliklerini öğrenmem iki yılımı aldı. Aradaki bir kopukluk insana kaybettiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memleketimizde mantar gibi çoğalan bu marketlerin de müşterileri daha iyi anlamaları dileklerimle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki o gün Media Markt'tan alışveriş yaptım mı?     Sizce???&lt;br /&gt;Siz olsanız yaparmıydınız???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Müşteriyim ben,  seçeneğim 1 tane değil ki ;) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Tekrar gidecekmiyim? Evet gideceğim, eğer uygun ve farklı bir ürün bulursam ihtiyaçlarım doğrultusunda alacağım. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Media Markt'ın bu davranışlarını anlatacakmıyım? Evet kesinlikle anlatacağım. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Herşey ucuz olan değildir, biraz daha pahalı da olsa insanlar hürmet ve ilgi gördüğüm yere gider.&lt;br /&gt;Aynı Turkcell gibi, fiyatları diğer operatörlerden biraz fazla olsa da, kalitesi daha yüksek olduğu için pek çok kişi değiştirmiyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşteri, herşeyin başı müşteri ve satış.&lt;br /&gt;Doğru kişiye doğru zamanda verimli ve karlı satış: ucu müşteriyi tanımaya dayanıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-3169299194983304373?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/3169299194983304373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=3169299194983304373' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/3169299194983304373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/3169299194983304373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2008/10/media-markt-alveriim-ve-gvenlik.html' title='Media Markt alışverişim ve -GÜVENLİK-'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-7895166486219300911</id><published>2008-06-19T00:26:00.004+03:00</published><updated>2008-08-13T15:56:33.359+03:00</updated><title type='text'>Babalar Günü</title><content type='html'>15 Haziran Babalar günü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Standart olarak geçti, benim babalar günüm kutlandığı için sanırım daha da farklı yaşadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babalar günü deyince, annemle beraber çıktığımız bir tatilde, babama aldığım bir havlu gelir aklıma. Bir hevesle Edirneye gittiğimde babama verdim.&lt;br /&gt;Baban çok yapmacık bir tepki ile "aaa oğlum bana havlu almışşşş" dedi havluyu aldı ve yana koydu.&lt;br /&gt;O gün kendime etmediğim küfür kalmamıştı. "Senin ne işine git babana hediye al, değer bile vermedi koydu kenara" deyip kızmıştım. İşte o gün annemin ne kadar hoşgörülü ve kin tutmayan biri olduğunu anladım. Annem teşvik etmişti o havluyu almaya. Ben de olumlu karşılayıp almıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonrası bana kalıyıor. Üzeyir Garih'i bir kitabında annesinin öğüdünü anlatmış. "Birşey veriyorlarsa al". Geri çevirme.&lt;br /&gt;Sanırım şartların uygun olması durumunda uygulanması gereken bir kural (&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;diğer durumları tartışmıyorum. Kişiye göre değişir&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;)&lt;br /&gt;Benim de bu duruma kafa yoracak beş dakikam oldu. Gerçekten de bu durum ile karşılaşan genç bir insanın yaptığını yaptım ben de. Gereksizce kızdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz siz olun, birşey verildiğinde red ederken -aslında alırken- iki kere düşünün. İçtenliğinizi buna göre yapın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-7895166486219300911?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/7895166486219300911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=7895166486219300911' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/7895166486219300911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/7895166486219300911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2008/06/babalar-gn.html' title='Babalar Günü'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-2819449590286789887</id><published>2008-06-09T22:55:00.005+03:00</published><updated>2008-08-13T16:00:07.271+03:00</updated><title type='text'>Sorunlar başladı mı üst üste gelir(mi)?</title><content type='html'>Bazı şeyler iyi gitmemeye başladığında, ardından diğer sorunlar da gelmeye başlar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda bazı şeyler iyi gitmiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babamın vefatı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ki satış durumları,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günlerdeki anneannemin kan pıhtılaşmasından kısmi felci ve hastaneye yatırılması,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duru'nun ateşi derken...  Bugün bunaldığımı hissettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel olarak pekçok duruma olumlu bakarken, fark ettiğim bir durum var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların karşıdakine negatifsin olumsuzsun derken sanırım kendi ön yargılarını anlatıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumlar her insanın başına gelebilecek şeyler. Sanırım önemli olan karşılama biçminiz...&lt;br /&gt;Bunların her insanın başına gelebilecek durumlar olduğunu, güçlü olmanız gerektiğini -sadece güçlü görünmek değil- kendinizi bırakmamanız, mücadelenin devam ettiğini ve etmeniz gerektiğini düşünmek insanı biraz da olsa rahatlatıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısı ile sorunların üst üste geldiğine inanmamaya başladım. Sadece görüş açınıza göre bunları siz görmeye başlıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olumlu günlerde olmanız dileklerimle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-2819449590286789887?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/2819449590286789887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=2819449590286789887' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/2819449590286789887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/2819449590286789887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2008/06/sorunlar-balad-m-st-ste-gelirmi.html' title='Sorunlar başladı mı üst üste gelir(mi)?'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-7967831253147341523</id><published>2008-05-12T18:37:00.004+03:00</published><updated>2008-06-09T23:34:13.652+03:00</updated><title type='text'>Bir gezi Hikayesi</title><content type='html'>Babamın vefatı nedeni ile 23 Nisan haftası yaptığımız Amasra-Bartın-Safranbolu gesisini yayınlayamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En kısa sürede yazacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bartın da yediğimiz o muhteşem balıkları, o müthiş salatayı anlatamazsam ne tadı kalır gezinin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En kısa zamanda görüşmek dilekleri ile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakan Baba&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-7967831253147341523?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/7967831253147341523/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=7967831253147341523' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/7967831253147341523'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/7967831253147341523'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2008/05/bir-gezi-hikayesi.html' title='Bir gezi Hikayesi'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-3602329957271831046</id><published>2008-05-05T18:42:00.002+03:00</published><updated>2009-02-02T22:59:32.736+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Baba'/><title type='text'>Gelincikler</title><content type='html'>5 Mayıs 2008 Pazartesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün sabahtan babamın öldüğünü öğrendim...&lt;br /&gt;Pek te olumlu olmayan bir durum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metanetli olmak lazım, kendini bırakmamak lazım, yardımcı olmak lazım vs vs vs.&lt;br /&gt;Sabahtan Edirneye yola çıktım. Yolda tek hatırladığım kırmızı gelinciklerdi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm olan evde, hava nasıl olur ise Edirne'deki evde de hava öyleydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba sülalesi biraz karışıktır, benzetmek gerekirse aynı "DALLAS" gibidir.&lt;br /&gt;Bazen üzülürüm bu durumda olmalarına, bazen de kişilerin bu durumu kendilerinin yarattığını düşünürüm.&lt;br /&gt;Genellikle de iyi ki uzaktayım, iyiki içlerinde değilim ve iyiki ayrı büyüdüm derim.&lt;br /&gt;Babamın lakabını "Dallas"ı biliyorsanız tahmin edersiniz!!!!!&lt;br /&gt;Küçüklüğümün tek kanallı tv sinin unutulmaz dizisi.... küçük olduğum için hayal meyal hatırlıyorum.&lt;br /&gt;Tek hatırladığımda güzel bir kız vardı; adı Lucy idi sanırım bir onu, bir de "Ceyar" ı hatırlıyorum...&lt;br /&gt;Babamın diğer adı: "Ceyar"dı. Kardeşlerine ve çevreye bol bol kazık attığı için bu ad takılmıştı diye anlatmıştı amcam... Şöyle bir düşünüyorum da JR aslında iyi bir benzetme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlık ile çok ayrı şeyler bunlar...&lt;br /&gt;İstanbuldan Edirneye giderken 2 damla yaş döktüm hepsi bu.&lt;br /&gt;Daha fazlası süzülmedi gözümden, kendi kendime birkaç laf ettikten sonra, gözüm yok kenarındaki gelinciklere takıldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelincikleri severim. Çocukluğumun geçtiği yerleri hatırlatır bana.&lt;br /&gt;Benim büyüdüğüm yerlerde apartıman çocukları değildik. İlk baharda ağaç tepelerinden inmez, boş olduğumuz zamanlarda da standard çocukluklar yapardık.&lt;br /&gt;Uçurtma ve tabancaları çok severdim.&lt;br /&gt;Bir de bisiklet benim için vaz geçilmezdi.&lt;br /&gt;Pinokyo... Benim ve mahalledeki diğer arkadaşlar için bisiklet, kovboy için at ne ise oydu. Tabi bir de sapan. Pekçok sapanım olduğu halde hiç bir kuşa taş atmadım... Belki güven belki hava atmak içindi sapan...&lt;br /&gt;Bir de gelincikler. İlk bahar ile yazın geldiğini gösterirlerdi. Bol bol toplardık, doğruca eve.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelincik nazik bir çiçekti, yerinden koparırsanız hemen solmaya, o güzel güzelim kırmızı yaprakları bozulmaya başlardı. En çok sevdiğim ise gelincik şurubu idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Topladığım gelincikleri anneme götürürdüm. O da kırmızı yapraklarını bir sürahi içine koyar akşamdan sabaha bekletirdi. Sabah koşa koşa sürahiye bakar kırmızı suyu içmek isterdim.&lt;br /&gt;İçine azıcık ta şeker atarsanız çok güzel bir şurup olur gelincik şurubu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklıma bunlar geldi İstanbul-Edirne yolu arasında, ben mi arabayı sürdüm "amigdala"m mı bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelincikleri görünce bunlar geldi aklıma.&lt;br /&gt;O akşam üzeri, ertesi sabah ve geri dönüş yolu.&lt;br /&gt;Hep gelincikler ile yol aldım o iki gün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan babasını kaybedince boşluğa düşermiş diye anlatırlardı.&lt;br /&gt;Danışacak, sorunlarını açacak, bir bilen birini aradıklarında bulamazlarmış babalarını...&lt;br /&gt;Benim bunlar yok tu ki boşluğa düşeyim.&lt;br /&gt;Hayatım boyu biraz yalnız oldum. Kendi kendime yetmeye çalıştım.&lt;br /&gt;Okumaya tek başıma gittim, inatla üniversite ilk dönemi sonuna kadar gelmedim Türkiyeye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep söz verdim, ben çocuğumun yanında olacağım, iyi bir baba, iyi bir ev erkeği, iyi bir eş olacağım. Babamın yanımda olmadığı zamanları ben çocuğuma yaşatmayacağım. Hep yanında olmasam da aklımda karım ve çocuğum ile olacağım.&lt;br /&gt;Allah bunları yapmama yardımcı olsun başka isteğim yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelinciklere de baktığımda güzel şeyler hatırlamak, babamdan da bir kaç küçük hatıra hatırlamak istedim...&lt;br /&gt;Bir düşündüm o güzel hatıraları da göremedim...&lt;br /&gt;Dedim ya onlar Dallas'ı yaşamak ile meşgul iken, ben hayatın daha uzak bir yerinde, çocukluk arkadaşlarım ile yaşadım, bizim oralar (Uzunköprü) ufaktır. Arkadaşlıklar yakındır. Pekçok şeyi paylaşırsınız, hayatınızın pekçok zamanı arkadaşlarınız ile geçer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allaha şükür, babam bana 67 Km veya 1 saat uzaklıkta idi. Ama öyle uzaktı ki yakınlaşamadık. Senede iki defa gördüm desem abatmamış olurum sanırım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babalık zor sanatmış baba...&lt;br /&gt;Kolay değilmiş.&lt;br /&gt;Ben bunu kolaylaştıracağım.&lt;br /&gt;Çocuğumun eşimin yanında olacağım.&lt;br /&gt;Çocuğumun aklında güzel hatıralar ile kalacağım.&lt;br /&gt;Para, pul, iş, kalıcı olmadığını öğrendim. Onlarsız olmuyor, onlarlada olmuyor. Bu dengeyi kurmayı başaracağım. Yoksa dünyaya kazık çakmaya, heykelimin dikilmesine niyetim yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazı 12.05.2008 tarihinde 18:42 de yazılmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-3602329957271831046?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/3602329957271831046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=3602329957271831046' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/3602329957271831046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/3602329957271831046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2008/05/gelincikler.html' title='Gelincikler'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-8576484144430094212</id><published>2008-04-23T13:27:00.003+03:00</published><updated>2008-10-28T13:31:11.758+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amasra Bartın gezisi'/><title type='text'></title><content type='html'>23 Nisan Haftasında İstanbul'dan Amasra'ya kadar uzanan bir gezi yaptık.&lt;br /&gt;Duru, Seçil ve ben ilk defa bukadar uzun bir yola çıktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezide yaptıklarımızı resim ve görüntülerle burada yayınlayacağım.&lt;br /&gt;Özellikle Bartın'da ki balıkçıda yediğimiz balıkları unutamadım.&lt;br /&gt;İnanılmaz güzel şekilde pişirilmiş birbirinden güzel sofraları sizler için fotoğrafladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakında görüşmek üzere&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-8576484144430094212?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/8576484144430094212/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=8576484144430094212' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/8576484144430094212'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/8576484144430094212'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2008/04/23-nisan-haftasnda-istanbuldan-amasraya.html' title=''/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-2151365428021023395</id><published>2008-02-17T15:46:00.001+02:00</published><updated>2008-02-17T16:00:25.138+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkcell Toplantı'/><title type='text'>Susesi Otelin adı Neden SUSESİ?</title><content type='html'>17 Şubat 2008 pazar sabahı 8'e çeyrek kala kalktım.&lt;br /&gt;Bir önceki geceden yorgun olmama rağmen güzel bir sabahtı.&lt;br /&gt;8:45 civarlarında otelin havuzuna indim.&lt;br /&gt;Topu topu 2 kişi vardı...&lt;br /&gt;Yarım saat havuzda yüzdükten sonra, doğru saunaya gittim.&lt;br /&gt;Zaten tek başımayım içerisi 87 dereceye attım havluyu uzandım.&lt;br /&gt;İnanılmaz bir rahatlama, saunada tekbaşıma 15 dakika geçirdikten sonra şok duşu (orijinal adı nedir bilmiyorum ama bu adı ben taktım şimdi) girdim.&lt;br /&gt;Allahım olmaz böyle bir duygu, 30 saniye zor dayandım. Zamanı saymak ta zor. 1 deyip bir vuruşu bir ayak vuruşu, ardından 2 el ayak derken 30 da tüm soğuk suyu kapadım. Dışarı çıktığımda ise halen sıcak sıcak terliyordum.&lt;br /&gt;İki bardak ılık su içtikten sonra da 15 dakika buhar banyosu...&lt;br /&gt;Çoktandır bu kadar terlememiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amaaaa sonrasındaki keyif herşeyi tamamladı. Doğru hamama.&lt;br /&gt;Ortalık bomboş tek ben varım. Sessizliği tarif edemem. Tek ses 2-3 saniyede bir damlayan bir damla suyun sesi ve akisleri. Çoktandır bu kadar huzur duyduğumu hatırlamıyorum...&lt;br /&gt;Demek ki ara sıra insanın böyle tek başına kalması gerekiyormuş...&lt;br /&gt;O an aklıma geldi, gerçekten '&lt;a href="http://www.susesihotel.com/"&gt;Susesi Otel&lt;/a&gt;' ne demekmiş anladım...&lt;br /&gt;Yıkanıp paklanıp giyindikten sonra kahvaltı için aşağı inmem 11 oldu.&lt;br /&gt;Tabi kahvaltı bittiği için, bir tek garsonlar vardı.&lt;br /&gt;Otelin çalışanları konuksever insanlar, sorumlusu sağolsunlar bir tabak, talaş böreği, su böreği, açma, ıspanaklı börek verdiler, bir de ılık bir bardak çay ile onları bitirmişim ki keyfimi, kelimelerle anlatmama imkan yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle biryere ara sıra kaçmak gerek sanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakan ŞENGÜL.&lt;br /&gt;17 Şubat 2008&lt;br /&gt;Susesi Otel Hayal Kafe...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-2151365428021023395?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/2151365428021023395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=2151365428021023395' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/2151365428021023395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/2151365428021023395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2008/02/susesi-otelin-ad-neden-susesi.html' title='Susesi Otelin adı Neden SUSESİ?'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-1703734842159857466</id><published>2007-11-30T01:51:00.000+02:00</published><updated>2007-11-30T01:54:23.497+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sıradan'/><title type='text'>Sıkıntı</title><content type='html'>Bu akşam keyifli omadığımı fark ettim.&lt;br /&gt;Ne tv izlemek ne dergi/kitap okumak keyiflendirmedi beni.&lt;br /&gt;Duru ile de fazla oynayamadım...&lt;br /&gt;Allah allah ne oluyor, depresyonda falan da değilim.&lt;br /&gt;Gecenin 2 si oldu 32. Gün de Türk-Yunan konulu belgesel niteliğindeki programı izledim. İlgimi de bayağı bir çekti aslında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keyifsizliğimde sürüyor. Uykum da gelmedi.&lt;br /&gt;Neyse yatalım bakalım uyuyup yarın erken kalkmak gerekecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi geceler tatlı rüyalar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-1703734842159857466?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/1703734842159857466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=1703734842159857466' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/1703734842159857466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/1703734842159857466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2007/11/sknt.html' title='Sıkıntı'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-2376526317368171215</id><published>2007-11-04T00:27:00.000+02:00</published><updated>2007-11-04T00:28:48.209+02:00</updated><title type='text'>Ensonunda Hesabımı yeniden tanımlayabildim</title><content type='html'>2005 yılında aldığım hesabımı en sonunda yeniden kendi adıma alabildim.&lt;br /&gt;Sorun şu ki eski halini yeni haline bir türlü ekleyememiştim.&lt;br /&gt;8 kez yazdıktan sonra artık sorun ortadan kalktı sanırım...&lt;br /&gt;Şükürler olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yazılarla beraberiz  (-:&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-2376526317368171215?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/2376526317368171215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=2376526317368171215' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/2376526317368171215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/2376526317368171215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2007/11/ensonunda-hesabm-yeniden-tanmlayabildim.html' title='Ensonunda Hesabımı yeniden tanımlayabildim'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11500463.post-111102455133849486</id><published>2005-03-17T03:53:00.000+02:00</published><updated>2005-03-17T04:04:42.246+02:00</updated><title type='text'>Başlangıç</title><content type='html'>Başlangıçlar güzeldir.&lt;br /&gt;Bitirmenin yarısıdır.&lt;br /&gt;Ben de ilk blog olayına girdiğim bu başlangıcı yapıyorum.&lt;br /&gt;Bana ve dostlara hayırlı olur. İletişim herşey ise bunu biraz daha ileri taşımış biraz da olsa farklılaştırmış oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Herkese sevgilerimle&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Hakan Şengül&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11500463-111102455133849486?l=hakansengul.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakansengul.blogspot.com/feeds/111102455133849486/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11500463&amp;postID=111102455133849486' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/111102455133849486'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11500463/posts/default/111102455133849486'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakansengul.blogspot.com/2005/03/balang.html' title='Başlangıç'/><author><name>hakanbaba</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10771829100143729180</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
