Favori mekanım Göztepe Parkına gittik. Hava hafiften çiseliyor. Gündüzün sıcakları yağmur olmaya başlamış. Arabadan dışarı çıktık ve o güzelim toprak ve yağmur kokusunu, ardından da yağmurun yüzüme ve kafama çiselemesini hissettim. Başkası olsa; "aman çocuğu çıkarma üşüyecek, üşütecek hasta olacak" lafları ile geri döner sanırım. Duru'ya baktım o benden hevesli parka gitmeye, babam da aldırmıyor. Varsın olsun gidelim dedim...
Çok güzel bir an. Sanırım anları da yaşamak bu olsa gerek.
Duru doğduğundan beridir aklımda olan tek şey, ayakları üzerinde durabilen bir çocuk yetiştirmek. Bu düsturu verebilirsem gerisi kolay. Duru kendi yapacak.
Parkta yürürken bir ara tekerlekli sandalyede olan biri gözüme çarptı. İşte o anda, kendimin ve çocuğumun yürüyebilmesinin ne kadar nimet olduğunu bir daha hatırladım ve şükrettim. Bu şükür ne zaman lenslerimi takıp ufka baksam yine aklıma gelir. Gözlük veya lens takmadığımda, 10 metre ötesini puslu görmek insana görmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir daha hissettiriyor.
Farkettimki Duru'nun koşup oynaması da bana büyük bir keyif veriyor. Yaşadığımı hissettiriyor.
Allah kimseyi sevdiklerinden ayırmasın ve sağlıklı bir ömür versin. Gerisi boş.
Zaten işini adam gibi yaptınmı,
Hırs ve kötü düşüncelerinden arındınmı,
Helal ve iyi bir şekilde kazandın mı daha rahat oluyorsun...
Bir de daha az uyuyup, daha çok keyif aldın mı ömrün de uzuyor.
Okuyun ; Sadece Aptallar Günde Sekiz Saat Uyur kitabı.
Okuduktan sonra inanılmaz güzellikleri fark etmem uzun sürmedi, bazılarını daha önce uyguladığım için de kendimle gurur duydum.
Bugünün ek düşüncesi. Ne yaparsan yap +1 değer kat.
Hadi kalın sağlıcakla.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder